25 Şubat 2008 de Yılın ilk beslemesini kek ile yaptık, 8 Mart 2008 günü sabah saat 05.30 da kalkıp Manavgat Hacıobası ve Yeşilada da bulunan arı sahipleri olarak Ben Rıfkı Arı ve Harun Kalaycı,TalipKalaycı,Ali Gümüş,Sermet Gümüş(Tekeli)Suat Koyuncu iki araçla yola çıktık Akçapınar köyü yakınlarında 6-7 adetlik Domuz sürüsüne rastladık. Tabi onlarla ilgilenecek zamanımız yoktu olsa ne yapacaktık, son yıllarda köylüler ürün alamaz oldu bu mahlukat yüzünden. Sohbet muhabbet vede genellikle bizim Üçpınar Kasabamızın köye dönüşmesi konuşuldu. Gerçekten bizim kasaba Üçpınar 1955 lerden bu yana belediyelik ve eski Bucaklardan. Nüfusu 1100 şu anda hep göç verdi. 50 yıl evvel iki kat nüfus vardı.
Bizim bozkır ve civarında ve Seydişehir antalya karayolunda çektiğim resimlerdede gördüğünüz gibi kar var. sabah kahvaltımızı Antalya yolu üzerinde bir çeşme başında yaptık, saat 10 da arılığa vardık.
Hazırladığımız bir kiloluk kekleri arılara naylon torba ile verdik, bakımları yaptık yemekten sonra biraz dinlenip Rulamit vermeyi kararlaştırdık arılığa geldiğimizde ne gördük verdiğimiz kekler sıcaktan erimiş ve kovandan akmaya başlamış işlevik delikleri kapanmış arılar dışarıdan gelen girememiş ve kovan önünde yığılmalar olmuş, kovanların eğilimini önden arkaya doğru eğimledik delikleri açtık, arı hırçınlaştı yanımda bulunan arkadaş Suat Koyuncu arı sokmasından fenalaştı ve soğuk suya girdi duş aldı Ali Gümüş te incidal varmış 200 yılında miyadı dolmuş birazda ona gülüşmelerimiz oldu.Bende alerji tableti vardı ondan içti kurtardı suat.Bu kek biraz balı fazla olmuş sanırım birde hava sıcaklığı 25 derece idi. Böyle durumlarda kek verme işini bir kap içinde vermek lazım mesela küçük dondurma kapları filan olabilir.
Bu arada arılar bol polen getimekteler, arıların genel durumları da iyi.Bir dahaki beslememiz sıvı Şekerle olacak.
11 Mart 2008 Salı
17 Aralık 2007 Pazartesi
ARICI DOSTLARA
Merhaba arıcı dostlarım,
Yavaş yavaş sizleri izleme, faaliyetlerinizi araştırma faslı sona eriyor sizleri yaklaşı 3-4 aydır izliyorum.
2007 Mayıs ayında arıcılığa 20 koloni alarak başladım. Şimdi hoppalaaa demeyin aldık işte, hani bizim köyde arıcı çok onlar bana yardımcı olur filan diye düşündüm. Nerdeee herkes kendi işinde gücünde.
Başladık 20 koloniyle şurupla besleme yapıyorum, bir ayda ballık ilave ettim durum iyi gidiyor. Temmuz ayı geldi baktım arıda duraklama meydana geldi bir iki gün sonra gerileme başladı şöyle anlatayım, son petekten itibaren arı petekten çekilmeye başladı. Soruyorum tanıdık arıcılara onlar da aynı şikayet var yavru yapmıyor arı diyorlar. Sonuçta aldığım 20 koloni den 15 inden 300 kg civarında bal aldım. İleride Resimlerini ve filmlerini göreceğiniz yaylamda (şunuda belirteyim dijital fotoğraf makinemide yeni aldım) keven bitkisi bol miktarda mevcut. Bu bitkinin balının donduğunu arıcılar ve baldan anlayanlar bilir.
İlk yazıma pat diye Donmuş bal konusundan girmem de ondan olabilir. İlk yazım baldan anlamayanlara idi.
Benim 22 koloni arı şu an Manavgat Yeşilada köyünde tatilde en son 16 Kasımda gidip onlara kendi elimle hazırladığım kekleri birer kiloluk olarak sundum. Ocak sonuna kadar onlara dokunmam ama son görüşmemizde barut gibilerdi maşallah. Her zamanki gibi saldırganlıkları da devam ediyordu. Kızdım onlara sizin ırkınızı değiştireceğimdedim. Kafkas yapmayı düşünüyorum.
Bizim arıcılık merakı dedelerden intikal Rahmetlik dedem Şıhların Hafız Arı yı ve arıcılığı çok sevdiğinden soyadını ARI yazdırmış. Arılığı varmış tabi eskiden fenni kovan pek yok bizim buralarda şimdilerde de kara kovan kalmadı.
Görüşmek üzere hoşça kalın.
Yavaş yavaş sizleri izleme, faaliyetlerinizi araştırma faslı sona eriyor sizleri yaklaşı 3-4 aydır izliyorum.
2007 Mayıs ayında arıcılığa 20 koloni alarak başladım. Şimdi hoppalaaa demeyin aldık işte, hani bizim köyde arıcı çok onlar bana yardımcı olur filan diye düşündüm. Nerdeee herkes kendi işinde gücünde.
Başladık 20 koloniyle şurupla besleme yapıyorum, bir ayda ballık ilave ettim durum iyi gidiyor. Temmuz ayı geldi baktım arıda duraklama meydana geldi bir iki gün sonra gerileme başladı şöyle anlatayım, son petekten itibaren arı petekten çekilmeye başladı. Soruyorum tanıdık arıcılara onlar da aynı şikayet var yavru yapmıyor arı diyorlar. Sonuçta aldığım 20 koloni den 15 inden 300 kg civarında bal aldım. İleride Resimlerini ve filmlerini göreceğiniz yaylamda (şunuda belirteyim dijital fotoğraf makinemide yeni aldım) keven bitkisi bol miktarda mevcut. Bu bitkinin balının donduğunu arıcılar ve baldan anlayanlar bilir.
İlk yazıma pat diye Donmuş bal konusundan girmem de ondan olabilir. İlk yazım baldan anlamayanlara idi.
Benim 22 koloni arı şu an Manavgat Yeşilada köyünde tatilde en son 16 Kasımda gidip onlara kendi elimle hazırladığım kekleri birer kiloluk olarak sundum. Ocak sonuna kadar onlara dokunmam ama son görüşmemizde barut gibilerdi maşallah. Her zamanki gibi saldırganlıkları da devam ediyordu. Kızdım onlara sizin ırkınızı değiştireceğimdedim. Kafkas yapmayı düşünüyorum.
Bizim arıcılık merakı dedelerden intikal Rahmetlik dedem Şıhların Hafız Arı yı ve arıcılığı çok sevdiğinden soyadını ARI yazdırmış. Arılığı varmış tabi eskiden fenni kovan pek yok bizim buralarda şimdilerde de kara kovan kalmadı.
Görüşmek üzere hoşça kalın.
3 Kasım 2007 Cumartesi
BAL HAKKINDA
HAKİKİ BAL VE ŞEKERLENME OLAYI
Bal için en iyi kap cam kavanozlardır. Plastik, bakır, demir ve çinko kaplar zehirli maddeler içerdiğinden dolayı balın bu tür kaplarda saklanması sakıncalıdır. Çam balı ve kestane balı haricinde bütün ballar er geç şekerlenirler. Şekerlenmeyen çam balı, çiçek balı değildir. Çünkü çamda çiçek yoktur. Kestane ve çam balında hafif bir acılık vardır. Bu nedenle halk tarafından fazla tutulmazlar. Hakiki ballarda şekerlenme, çiçeğin çeşidine göre, erken ya da geç olmaktadır. Bazıları ince tereyağı şeklinde, bazıları da şekerlenme şeklinde donar. Bu olaya bitme, kristalleşme ya da şekerlenme denilmektedir. Şeker şerbeti, bal kıvamına gelene kadar kaynatılacak olursa bir daha şekerlenmez. Ancak glikoz olursa akide şekeri gibi donmaktadır. Kısaca bal, doğal olursa donar. Bazı ballar soğuk havalar başlar başlamaz, bazıları da , şubat ayında şekerlenirler. Bal, sulu olursa daha hızlı şekerlenir.
ŞEKERLENMİŞ BALIN AÇILMASI
Şekerlenmiş balı ısıtmak suretiyle, kovandan yeni alınmış şekle getirmek mümkündür. Ballı kabın kolayca sığabileceği, ikinci kap bulunur. Dıştaki kaptan teması kesmek için, iki kap arasına tahta parçaları koyulur. Ballı kap yerleştirilir. Ateşe koyduktan sonra, ikinci kaba sıcak su doldurulur. Su ısındıkça bal karıştırılır. Balda kumlaşma hiç kalmadığında indirilir. Soğuduktan sonra, hava almayacak şekilde cam kavanozlara aktarılır ve sıcak yerde muhafaza edilirse şekerlenmez. Yüksek derecede ısıtmadan, bu şekilde eritilen bal, hiç özelliğini kaybetmez.
Bal için en iyi kap cam kavanozlardır. Plastik, bakır, demir ve çinko kaplar zehirli maddeler içerdiğinden dolayı balın bu tür kaplarda saklanması sakıncalıdır. Çam balı ve kestane balı haricinde bütün ballar er geç şekerlenirler. Şekerlenmeyen çam balı, çiçek balı değildir. Çünkü çamda çiçek yoktur. Kestane ve çam balında hafif bir acılık vardır. Bu nedenle halk tarafından fazla tutulmazlar. Hakiki ballarda şekerlenme, çiçeğin çeşidine göre, erken ya da geç olmaktadır. Bazıları ince tereyağı şeklinde, bazıları da şekerlenme şeklinde donar. Bu olaya bitme, kristalleşme ya da şekerlenme denilmektedir. Şeker şerbeti, bal kıvamına gelene kadar kaynatılacak olursa bir daha şekerlenmez. Ancak glikoz olursa akide şekeri gibi donmaktadır. Kısaca bal, doğal olursa donar. Bazı ballar soğuk havalar başlar başlamaz, bazıları da , şubat ayında şekerlenirler. Bal, sulu olursa daha hızlı şekerlenir.
ŞEKERLENMİŞ BALIN AÇILMASI
Şekerlenmiş balı ısıtmak suretiyle, kovandan yeni alınmış şekle getirmek mümkündür. Ballı kabın kolayca sığabileceği, ikinci kap bulunur. Dıştaki kaptan teması kesmek için, iki kap arasına tahta parçaları koyulur. Ballı kap yerleştirilir. Ateşe koyduktan sonra, ikinci kaba sıcak su doldurulur. Su ısındıkça bal karıştırılır. Balda kumlaşma hiç kalmadığında indirilir. Soğuduktan sonra, hava almayacak şekilde cam kavanozlara aktarılır ve sıcak yerde muhafaza edilirse şekerlenmez. Yüksek derecede ısıtmadan, bu şekilde eritilen bal, hiç özelliğini kaybetmez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)